Posted on / by Agresif / in Sistinozis

Sistinozis Hastalığının İlerleyen Durumlarında Beslenme

Diyaliz Tedavisinde Beslenme:

Sistinozis’ in ilerleyen durumlarında; Diyaliz ve transplantasyon sonrası uygulanacak diyetleri önem taşımaktadır. Böbrekleriniz görevini yeterince yapamadığı zaman kanda birçok istenmeyen madde birikmektedir. Diyaliz ile birlikte uygulanan bilinçli bir diyet ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve ortaya çıkabilecek sorunları aza indirilebilir. Diyaliz tedavisi gören kişiler vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin gereksinimlerini tam olarak karşılamalıdır.

Böbrekleriniz görevini yeterince yapamadığı zaman kanınızda birçok istenmeyen madde birikir. Bu yaşamınızın devamını zorlaştırır. Diyalizle birlikte uygulanan bilinçli bir diyet uygulaması hastalığınızın ilerlemesini yavaşlatırken ortaya çıkabilecek sorunları en aza indirir. Doğru, dengeli bir beslenme düzeni yaşam kalitesini artırır ve zararı azaltır. Vücudunuzun ihtiyacı olan enerji ve besin gereksinimleri tam olarak karşılanmalıdır. Günlük tüketebileceğiniz besin grupları aşağıda verilmiştir.

ET GRUBU Et grubu besinler günlük protein ihtiyacımızı karşılar. Proteinler vücudumuzda kullanıldıktan sonra bazı atık maddeler oluşur. Bu maddeler vücut için zararlıdır ve sağlıklı kişilerde böbrekler tarafından idrarla dışarıdan atılır. Böbrek yetersizliği varsa bu maddeler yeterince dışarı atılamaz ve kanda birikmeye başlar. Ayrıca et grubu besinler fosfor içeriği yüksek besinler olduğundan dolayı dikkatli tüketilmesi gerekir. Diyaliz hastası fosfor alımını protein alımını azaltmadan minimalize etmelidir. Bu nedenle aşağıda önerilen fosfor – protein oranı düşük olan besinler tercih edilmelidir.

SÜT GRUBU Süt grubu besinler protein ve kalsiyum ihtiyacımızı karşılar. Böbrek yetmezliği durumunda süt grubu besinlerin de fazla tüketimi sakıncalıdır. Çünkü tıpkı et grubu besinler gibi fosfor ve protein kaynağı olduğu için porsiyon miktarı aşılmamalıdır. Süt grubundan tüketebileceğiniz besinler aşağıda sıralanmıştır. Dana eti-Kuzu eti-Tavuk eti- Ördek eti-Hindi eti-Soya fasulyesi-Yumurta beyazı-Tam yumurta-Yoğurt (az yağlı)-Tuzsuz az yağlı peynir-Tuzsuz peynir-Çökelek-lor peyniri-Az yağlı inek sütü-Soya sütü-Tofu peyniri-Badem sütü

EKMEK GRUBU Ekmek grubu besinler günlük enerji ihtiyacınızı karşılar. Bu grup karbonhidrat yani şeker kaynağı olmasına rağmen az miktarda protein de içerir. Tahıllar ve tahıl ürünleri olan un, ekmek, makarna, kraker ve gevrekler bu gruba girer. Tahıllardan tam taneli tahıllar potasyum içeriği yüksek olduğu için diyalize giren hastalara rafine tahıllar tüketmesi önerilir. Örneğin; beyaz un.

SEBZE VE MEYVE GRUBU Bitkilerin her türlü yenebilen kısmı sebze ve meyve grubu altında toplanır. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral kaynağı olduğu halde potasyum tuzunu fazla içerdiği için böbrek yetersizliği yaşayan hastalarda porsiyon ciddi anlamda kısıtlanır. Fazla tüketmek kanda potasyum değerini artırarak problemlere neden olur. Sebzeleri pişirmeden önce haşlayıp suyu süzülerek yemek yapılmalıdır ya da sebze yemeklerinin suyunu tüketmek tercih edilmemelidir. Ekmek grubundan tüketebileceğiniz besinler aşağıda verilmiştir: Pirinç-Makarna-Beyaz ekmek türleri (tuzsuz)-Beyaz undan yapılmış hamur işleri.

Diyaliz hastalarının diyetinde tuz

Diyaliz hastalarının vücudunda (yeterli miktarda atılmadığı için) tuz birikir. Bu tuz susamaya yol açar, fazla su içilmesi durumunda vücutta şişlikler (ödem) görülür, tansiyon yükselir ve kalp yetmezliği ortaya çıkar. Bu nedenle yiyeceklerinizi tuzsuz tüketmek önemlidir. Günlük alınan tuz miktarı 1-2 gramı geçmemelidir. Tuz kısıtlaması sırasında dikkat etmeniz gereken noktalar: Yemeklerinizin ve salatalarınızın üzerine tuz eklemeyiniz. Tuzsuz ekmek tüketmeyi tercih ediniz. Zeytin, turşu, pastırma, sucuk ve konserve gibi çok tuz içeren besinlerin tüketilmemesi gerekir. Yemeklerinizi soğan, sarımsak, karabiber, tarçın, kimyon gibi çeşni verici baharatları ekleyerek lezzetlendirebilirsiniz.

Diyaliz Hastalarının Diyetinde Potasyum

Basitçe tarif etmek gerekirse, potasyum meyve ve sebzelerin tuzudur. Diyalize giren hastalarda en sık görülen sorunlardan biri de idrarla atılamayan potasyumun kanda yükselmesidir. Bu durum hayati bir tehlike yaratabilir. Kan potasyumun artmamasına her şeyden daha fazla önem göstermelisiniz. Eğer kan tahlillerinizde potasyum yüksek çıkıyorsa potasyumdan zengin besinlerden uzak durmalısınız. Bir öğünde yüksek potasyum içeren besinler bir arada alınmamalıdır. Örneğin; kıymalı patates yemeği, bulgur pilavı, havuç salata bir arada tüketilmesi tehlikelidir. Potasyum içeriği yüksek olduğu için tüketilmesi sakıncalı olan besinler: Süt ve Süt Ürünleri : Süt tozu ( yağlı, yağsız ) Et ve Ürünleri : Sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon, beyin, böbrek, dalak, karaciğer, işkembe Potasyum yüksekliği diyalize giren hastalarda kalpte ritim bozukluğuna, kabızlığa, halsizliğe neden olur. Ayrıca kanda yüksek potasyum değeri ani kalp kriziyle ölümlere neden olabilir. Kuru baklagiller – Yağlı Tohumlar : Kuru yemişler ( çekirdek, fındık, badem, ceviz ) kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya, kestane Meyveler : Hurma, muz, kavun, avokado, nar, kivi, yenidünya, kurutulmuş meyveler ( kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ) Sebzeler : Enginar, pancar, mantar, kereviz, domates, salatalık, ıspanak, pazı, asma yaprağı, semizotu, karalahana, bakla, tatlı kabağı, maydanoz, sarımsak, börülce, kuşkonmaz Tahıllar : Bulgur, mısır, mısır unu, tarhana, patates Tatlılar : Çikolata, pekmez, tahin, pestil, hurma tatlısı Diğer Besinler : Patates cipsi, soya sosu, kahve, kakao, neskafe, salça, kuş üzümü, kuru maya, kolalı içecekler ve hazır meyve suları

Diyaliz Hastalarının Diyetinde Fosfor

Diyaliz hastalarının kanında fosfor genellikle yüksek bulunur. Bu durum kan kalsiyumunda azalmaya, kemiklerde zayıflığa, kolayca oluşan kırıklara, kaşıntıya, kas güçsüzlüğüne ve eklem ağrılarına yol açar. Ayrıca damarlarda ve bazı organlarda kireç çökmesine neden olur. Tüm bu problemler sağlığınızı olumsuz yönde etkiler. Süt ve Süt Ürünleri: Süt tozu, kaşar peyniri, otlu peynir, keçi sütü, keçi peyniri. Et ve et ürünleri: Balık, deniz ürünleri, salam, sucuk, sosis, pastırma, beyin, böbrek, dalak, karaciğer, işkembe. Kuru baklagiller ve Yağlı Tohumlar: Kuruyemişler, kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya, susam, iç bakla. Meyveler: Kuşburnu, pestil, kurutulmuş meyveler. Sebzeler: Kurutulmuş sebzeler, sarımsak, iç bezelye, enginar, kereviz, mantar, toz soğan. Tahıllar: Kepekli ürünler, bulgur, peynirli krakerler, cips Tatlılar: Karamel, tahin helvası, pekmez. Diğer: Kolalı içecekler, hazır meyve suları, aşure, çikolata. Paketli gıdalar; çikolata, bisküvi, cips, meyve suyu, kraker gibi ürünlerin içinde bulunan birçok katkı maddesi inorganik fosfor içermektedir. İnorganik fosforun vücutta emilimi daha yüksektir. Bu nedenle kesinlikle paketli gıdalardan uzak durulmalıdır.

Diyaliz Hastalarının Diyetinde Sıvı Alımı

Günlük alınan sıvı miktarıyla birçok diyaliz hastasının başı derttedir. Diyalizde geçen süre ilerledikçe pek çok hastanın idrarı tamamen kesilir. Bu nedenle vücuda alınan sıvılar (su, diğer içecekler ve besinler) vücutta sıvı birikimine neden olur. Bir iki gün içinde vücut ağırlığınızın artması ve el ayak bileklerinde ödem oluşması aldığınız sıvının fazla olduğunu ve vücuttan atılamadığını gösterir. İki diyaliz seansı arasında 1,5 -2 kg’dan fazla kilo almamaya özen göstermelisiniz. Bu durumda hem su fazlalığı nedeniyle oluşacak sorunlar (nefes darlığı, tansiyon yüksekliği, kalp yetersizliği vb.) hem de diyaliz sırasında fazla suyun çekilmesine bağlı olarak, adale krampları ve tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler görülebilir.

Genel olarak; çay, su, ayran, çorba veya diğer sıvılarla birlikte günlük sıvı alımınız 1000 – 1500 ml sıvıyı geçmemelidir. Kahve tüketimi hem potasyum içeriği hem de vücuttan su atımına neden olabileceğinden tüketimi önerilmemektedir. Maden suyu tüketiminden kaçınılmalı. Genel olarak maden suları potasyum, sodyum ve kalsiyumdan zengindir. Sıvı kısıtlaması veya karaciğer problemleri olan diyaliz hastalarının alkollü içecek tüketimi çok sakıncalı olabilir.

NOT: Şeker hastası olanlar şeker içeren besinleri tüketmemelidir.



Transplantasyon (nakil) sonrası diyet

Diyaliz hastalarının organ nakli sonrasında diyaliz sırasında uyguladıkları diyet kısıtlamaları azalmaktadır. Nakil sonrası vücut yeni bir organa alışma döneminde olduğu için yine de dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Nakil sonrası kullanılan ilaçlar iştah açabileceği için iştah kısıtlanmalı, ağırlıklı olarak sebze tüketilmeli, yavaş yemek yenmeli ve tüketilen besinler kontrollü tüketilmelidir.

Diyaliz hastalarının nakil sonrasında diyet kısıtlamaları çok azalır. Ancak, bu dönemde de uyulması gereken önemli kurallar vardır. Yeni takılan böbreğin reddedilmesini önlemek için kullanılan ilaçlar özellikle de kortizon iştahı açar, doyma hissini azaltır, ödem yapar ve şişmanlık nedeni olabilir. Protein yıkımını artırır, kan şekerini yükseltir. Kaslarda güçsüzlük yaptığından güçlendirici egzersizler yapılmalıdır. Ayrıca vücuttan tuz atılımını azaltır. Tansiyonu yükseltir. Nakil sonrası dönemde uzun süre kortizon kullanıldığı için beslenirken şunlara dikkat edilmelidir:

1.İştah olabildiğince frenlenmelidir. Bunun için yemekten yarım saat önce, yeşil salata, salatalık, domates gibi kalorisi düşük sebzeler yenerek açlık baskılanmalıdır.

Yemek yerken lokmaları mümkün olduğunca fazla çiğnemelidir. Hızlı yemekten kaçınılmalıdır. Yemek sırasında su tüketmek erken doymaya neden olur.

  1. Yemeklerin az tuzlu olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle tuzsuz ekmek tüketilmelidir. Mümkün olduğunca yemekler evde hazırlanıp yenmeli, fast food ve hazır yemek tüketiminden kaçınılmalıdır.

3.Kullanılan ilaçlardan kan kolesterol düzeyini artıranlar olabilir. Bu nedenle kolesterolden zengin gıdalar yenmemeli, yemeklerde sıvı yağlar tercih edilmelidir.

  1. Diyetteki gıdalar kilo başına 1-1,5 gr protein içermelidir. Alınan kalorinin yarısı karbonhidratlardan (özellikle kompleks karbonhidrat tüketilmeli: sebzeler gibi), %25-30 u yağlardan (bitkisel yağlar tercih sebebi olmalı), %25 i proteinlerden oluşmalıdır.
  2. Doğal beslenilmeli boyalı ve kimyasal içerikli yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.
  3. Tatlı tüketimi minimalize edilmeli, mümkünse tüketilmemelidir.

 

Tags:

Bir cevap yazın

İlişkili Makaleler